| |
|
|
|

Yazıcı Çıktısı
Biz günlük tutuyoruz. İlk günden beri gerçekleştirdiğimiz deniz kanosu maceralarımızı günlüğümüze yazıyoruz. Aslında istatistik amaçlı yazmaya başladık ama arada bir cümlelerle süsleyelim de çok şey yapmışız gibi görünsün istedik! Şöyleki;
(08.11.2008) beş tabak börek yedik...
Geçen sefer beykoz tarafına gittiğimizden bu kez bir değişiklik yapıp dere ağzından sola kıvrıldık, ver elini üsküdar. Nasıl olduğunu anlamadık ama geçen haftaya kıyasla çok kısa sürede daha uzun mesafe yaptık. Beylerbeyi sarayını geçip boğaz köprüsüne ulaştığımızda, Özkan ve Gökmen dönmemizi önerse de ben Üsküdar' a kadar gitmekte ısrarcı oldum sağolsunlar kırmadılar. Günün sonunda kırmadıklarına da pişman oldular zaten :) Üsküdar iskelesinden döndük ve kürek çekmeye devam ettik, devam ettik, devam ettik...... sonunda halen iskelenin bizimle birlikte geldiğini fark ettiğimizde soğuk terler dökmeye başladık çünkü akıntıyı hesaba katmadığımızı henüz farketmiştik. Gidişte yalılara ait göremediğimiz detayları dönüş yolunda rahatlıkla gördük çünkü akıntıya karşı her bir yalının yanında en az 10 dakika kürek çekiyorduk :) Yol boyunca dinlenmek için durmak imkansız aksi halde geri gidiyorsunuz. Hal böyle iken 2 saat planladığımız gezimiz 3,5 saat kadar uzayınca Özkan ve Gökmen'in, içinde oldukça samimi kelimeler bulunan sitemkar cümlelerine maruz kalmamı saymıyorum bile! Hatta kendileri söylemeyi unuttukları ve bana karşı duygu ve düşüncelerini içeren yeni cümlelerini eve döndükten sonra da tarafıma telefon aracılığı ile iletmeyi ihmal etmediler sağolsunlar. Dönüşte Çengelköy'de üç kişi beş koca porsiyon börek yememiz, ne kadar yorulduğumuzun bi göstergesi olsa gerek! Güzel geziydi ama..:)
| |
| |
| |
|
|